Maltepe Escort alanya Escort atasehir Escort istanbul escort manavgat Escort Eğitim Bir-Sen’in KPDK’deki Talepleri - KAMU MUHABİRİ
Dolar : Alış : 5.3504 / Satış : 5.3600
Euro : Alış : 6.0839 / Satış : 6.0949
HAVA DURUMU
- Hoşgeldiniz - Sitemizde 20 Kategoride 2222 İçerik Bulunuyor.

SON HABERLER

Eğitim Bir-Sen’in KPDK’deki Talepleri

28 Mart 2017 - 433 kez okunmuş
Ana Sayfa » GÜNDEM»Eğitim Bir-Sen’in KPDK’deki Talepleri
Eğitim Bir-Sen’in KPDK’deki Talepleri

Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısı, Bakan Mehmet Müezzinoğlu başkanlığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda gerçekleştirildi. Toplantıda Memur-Sen’in talep ve önerilerini dile getiren Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Temel Ücretler Grubu Konusu ve Havacılık Tazminatı konusunda olumlu cümle bekliyoruz” dedi.

Yalçın’ın açıklamasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, KİT’lerde sözleşmeli personel ücret gruplarının 5’ten 3’e indirilmesi konusunun EKK’da karar aşamasında” olduğunu söyledi. Yalçın’ın gündeme getirdiği Havacılık Tazminatı hakkında ise Bakan Müzezzinoğlu, “1-2 ay içinde bu süreci yine buradaki değerlendirmeler çerçevesinde çözüme ulaştırmış olacağız” diye konuştu.

 

Yetkililer dışında toplu sözleşme masasında kimse olmamalı

Genel Başkan Ali Yalçın, kamu görevlileri sendikacılığı alanında gerek 4688 sayılı Kanun kapsamında gerekse uygulama ve toplu sözleşme masası dışındaki platformlar kapsamında, yıllardır ifade ettikleri bazı eksikliklerin gündeme alınıp giderilmesi gerektiğini ifade ederek, “Beraberinde, toplu sözleme masasında yer alacak öznelere, örgütlere ilişkin olarak ‘yetki’ kavramıyla örtüşmeyen durumların sona erdirilmesi gerekiyor. Yetkisi olmayanın masada, görüşmelerde olmaması noktasında hem evrensel hem de ülkemizde işçi sendikacılığında uygulanan doğruların hayata geçirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Başarı değerlendirme ve personel seçme çalıştaylarından önce 4688 sayılı Kanun masaya yatırılmalıydı

Konuşmasında dayanışma aidatına değinen Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamu personel sistemine yönelik başarı değerlendirme ve seçme sistemlerine ilişkin konuları, talebimiz olmadığı hatta çekincelerimiz bulunduğu halde gündeme alan, konuyu farklı zamanlar ve mecralarda değerlendiren iradenin yetki konusu, toplu sözleşme masasında temsil konusu ve dayanışma aidatı gibi konular önceliğinde yıllardır dile getirdiğimiz sendikal mevzuata ilişkin beklentileri ve değişim taleplerini masadan ve gündemden uzak tutmasına nasıl bakmalıyız. Anayasa değişikliğiyle çift başlı yürütmeden tek başlı yürütmeye geçilmesinin arafesinde olduğumuz bir süreci yaşıyoruz. Bu değişikliği haklı ve makul gösterecek birçok gerekçeye biz de katılıyor ve buna bağlı olarak da değişiklik paketine ‘evet’ dediğimizi ifade ediyoruz.  Yürütme erkinde bile çok başlılıktan, bunun ortaya koyduğu sorunlardan, yetki karmaşasından, yetki ile görsel arasındaki uyumsuzluktan şikâyet ederken, sendikacılık alanında bundan rahatsız olunmamasını anlamakta zorluk çekiyoruz. Biz bu anlamda, toplu sözleşme masasında yetkisi olmayan, hakkı olmayan, imza için kalemi eline almasına imkân bulunmayan hiç kimsenin emek tarafında olmasını istemiyoruz. Bunun için gereken değişikliğin yapılmasını ve 4688 sayılı Kanun’un bu kapsamda en kısa sürede masaya yatırılmasını, hem yeni dönemin mantalitesine hem de sendikacılığın evrensel ilkelerine uyumlu bir toplu sözleşme masası resminin oluşturulmasını istiyoruz. Sahanın, kamu görevlilerinin yetki vermediğine yasayla yetki verilmesi yönteminden, yetkili konfederasyon ve sendikalara dönük vesayet görüntüsünden kurtulmamız gerekiyor. Toplu sözleşme masasında, yetkili konfederasyon ve yetkili sendika dışında hiç kimsenin Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti içerisinde yer almaması gerekiyor. Siyasetin üzerindeki vesayeti kaldıran Türkiye, sendikacılığın, emeğin üzerindeki vesayeti de kaldırmalıdır. 4688 sayılı Kanun, bu çerçevede kısa süre içinde değiştirilmelidir.”

Dayanışma aidatı uygulaması, sendikalara ve üyelerine yönelik haksızlığı ortadan kaldırır

Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda tartışmaya açılması gereken bir başka konunun ise yetkili sendikalar ile üyelerin hukukunu, emeğini, çabalarını değersizleştiren, toplu sözleşmeden herkesin yararlanması durumu olduğunu kaydeden Yalçın, “Konfederasyonlar ve sendikalar, üyelerinin iradesi ve aidatlarıyla sağladıkları maddi destekle, farkındalık ve kamuoyu desteği üretirler. Yetkinin gereği olan çalışmaları, baskıları, üretimleri de aynı kaynakları kullanarak gerçekleştirirler. Buna rağmen, iş toplu sözleşmeden yararlanmaya gelince, yetkili sendika üyesi olmanız ya da yetkisiz sendikalara üye olmanız hatta sendika üyesi olup olmamanız arasında bir farklılık gözetilmez. Herkes toplu sözleşmeden yararlanır.  Oysa işçi sendikacılığında durum farklı, imzası olan sendika, kendisine üye olmayanların toplu sözleşmeden yararlanması için dayanışma aidatı alma hak ve yetkisine sahip. Dayanışma aidatı ödemeden toplu sözleşmeden yararlanma hakkına sadece yetkili sendikanın üyeleri sahip, diğerleri ise, yetkili sendikanın ayrıca rızasını almadan dayanışma aidatı ödeyerek toplu sözleşmeden yararlanabiliyorlar. Kamu görevlileri sendikacılığında, eşitlik sosuyla sahaya sürülen ‘herkes toplu sözleşmeden yararlanabilir’ uygulaması var. Bize göre bu eşitlik değil, adaletsizliktir. Yetkili sendikayı iradesiyle belirleyen kamu görevlilerine, üyeleri için ter akıtan yetkili sendikanın emeklerine haksızlıktır. Bu açıdan, Türkiye, işçi sendikacılığı ile kamu görevlileri sendikacılığı arasındaki farklılığı, yetkili sendikalara ve üyelerine yapılan haksızlığı gidermek zorundadır. 4688 sayılı Kanun’da, dayanışma aidatı uygulamasının yer almasını sağlayacak değişiklik hayata geçirmelidir” ifadelerini kullandı.

 

Masumlar göreve iade edilmeli, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu üyeleri belirlenmeli

“Türkiye, 15 Temmuz’da FETÖ’nün terörist darbe teşebbüsünün etkilerinden kurtulmak için her mecrada farklı adımlar atıyor” diyen Yalçın, şöyle konuştu: “Şüphesiz, kamuoyu gündeminde en çok yer edinen bölüm, kamu personel sistemine yönelik olanlar. Bilinen ifadesiyle kamudan FETÖ’nün tasfiyesine yönelik KHK’lar, iş ve işlemler. Biz, yetkili konfederasyon olarak kamu personel sisteminde ihanetle teması bulunan hiç kimsenin olmamasını istiyoruz. İhaneti bitiren millete, ihanete yön veren, destek veren ellerin kamu hizmeti sunmasını doğru bulmayız fakat bu noktada FETÖ tasfiyesinin, mazlum ve masumları kamudan tasfiye etme değirmenine dönüşmemesi konusunda hassas olunması gerektiğini baştan beri söylüyoruz. Gerekçesi ne olursa olsun, ihanet tayfasının içindeymiş gibi görülen/gösterilen masumların göreve iadesine ilişkin iş ve işlemlerin hızla yapılmasını, hiçbir masumun bu ihraç ve uzaklaştırma listelerinde yer almaması için sıfır hatalı işlem konusunda hassas olunmasını istiyoruz. Masum ve mazlumların tespitine, iadesine yönelik iş ve işlemler için oluşturulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun üyeleri halen belirlenmedi. Kurul, halen başvuru alma, faaliyetleriyle masumları belirleme, göreve iade etme, kamu vicdanının beklentilerine uygun işlem tesis etme noktasına gelemedi.”

 

Yetkili Konfederasyon OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu’nda ya üye ya da gözlemci sıfatıyla temsil edilmeli

Ali Yalçın, kurulun üyelerinin bir an önce belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Yetkili Konfederasyondan mutlaka bu kurula üye alınmalı, en azından bu kurulda gözlemci üye sıfatıyla yer alması sağlanmalıdır. Yetkili Konfederasyon mutlaka bu sürecin içinde hakem sıfatıyla, alanın bilgilerine hâkim unsur sıfatıyla, masumların tespitinde sıfır hata amacıyla yer almalıdır. Türkiye, ihanetin tasfiyesi ile masumların göreve iadesini aynı anda gerçekleştirecek birikime ve bunun için gereken ortak aklı yürütme kapasitesine sahipliğini bu zeminde ortaya koymalıdır. 4. Dönem Toplu Sözleşme sürecinin başlamasına 5 aydan daha kısa bir süre kalmış olmasına rağmen 3. Dönem Toplu Sözleşme’de altına imza konulan hükümlerin bir bölümü çözüme kavuşmuş ancak bu hükümlerden bazılarına ilişkin ÇSGB denetiminde Devlet Personel Başkanlığı’nda yapılan toplantı ve görüşmelere rağmen kamu görevlileri lehine bir çözüme kavuşmadığını görmek bizleri kamu işvereninin konuya yaklaşımı hususunda endişeye sevk etmektedir. Toplu sözleşmede yer alan üzerinde çalışma yapılacak hükümlerle ilgili olarak, ilgili bakanlıkları, kurum ve kuruluşları, toplu sözleşmenin anayasal bir hak, toplu sözleşmenin de bağlayıcı bir hukuki metin olduğu noktasında ikaz etmede Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızdan tarihi bir sorumluluğu almasını istiyoruz” dedi.

İş güvencesi konusunda ise Yalçın, “Kamu görevlisi ve işçi ayrımının net bir şekilde yapılmasını, kamu görevlilerine yönelik kesin, esnetilmez, deforme edilmez iş güvencesi perspektifinin ortaya konulmasını yineliyoruz. Kamu görevlilerinin iş güvencesi sadece onlara ait bir güvence ve koruma değildir. Bu güvence kamu hizmetlerinde kalitenin, sürekliliğin, etkinliğin ve kamu kaynaklarını doğru şekilde harcamaya dayalı verimliğin garantisidir. Ayrıca, Türkiye’de çalışma hayatının gayri insani tarafını oluşturan taşeron işçiliğine son verecek olan yasal düzenlemenin ortaya konulmasını beklediğimizi ifade ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Yalçın, şöyle devam etti: “Döviz kurlarındaki değişimler, emtia fiyatlarında ve özellikle de günlük hayatı, üretim bandını doğrudan etkileyen petrol fiyatlarındaki değişimler, kamu görevlilerinin mevcut mali haklarında, maaş ve ücretlerinde, satın alma güçlerinde olumsuz değişimlere neden olmuştur. Bu çerçevede, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını birlikte ve pazarlıkla belirleyeceğimiz 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin gerçekleşeceği 2017 Ağustosu’na kadar kamu görevlilerinin bu süreçten olumsuz etkilenmemeleri için gereken tedbirleri birlikte almamız gerekiyor. Aynı şekilde toplu sözleşmede de kamu görevlilerine bütçeden aktarılacak payın şimdiden Orta Vadeli Mali Plan’da belirlenenden daha yüksek olması için hazırlıkların, kaynak tespitlerinin yapılması gerekiyor.”

KPDK toplantısında gündeme taşıdığımız konular

“3. Dönem Toplu Sözleşmesi’nde hüküm altına alınan, Memur-Sen’in yoğun uğraş ve gayretleri sonucunda hak ve menfaatin yanında özlük hakkı olarak düzenlenerek kamu görevlilerinin haklı beklentisi olan Cuma namazı mesaiye göre değil, mesai Cuma namazına göre ayarlandı” diyen Yalçın, “KİT’lerde sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilen personelin yıl içinde kullanamadıkları yıllık izinlerinin ertesi yıla devri konusunda çalışma yapılmasına yönelik toplu sözleşme hükmü Memur-Sen’in KPDK toplantılarında defaatle gündeme getirişi, farklı platformlar aracılığıyla fiili ve fikri takibini gerçekleştirmesi sayesinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Artık Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ndeki sözleşmeli personelin yıllık izinleri bir sonraki yıla devredilebilecek. Memur-Sen’in toplu sözleşme teklifleri arasında yer verdiği, Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantılarında gündeme getirdiği, farklı platformlar aracılığıyla fiili ve fikri takibini gerçekleştirdiği emeklilere maaş promosyonu ödenmesi konusu kazanımla sonuçlandı. Memur-Sen’in toplu sözleşme tekliflerinden KPDK toplantılarına kadar bizzat gündeme taşıdığı otuz yıldan fazla çalışıp ancak otuz yıl üzerinden emekli ikramiyesi alan emeklilerimize yönelik mağduriyet de giderilerek, emekliliği hak edenlerin çalışılan süre üzerinden emeklilik ikramiyesi almalarına yönelik düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi sağlanmıştır. Memur-Sen’in başlattığı sivil itaatsizlik iradesi en anlamlı kazanımını üreterek Türk Silahlı Kuvvetleri Kıyafet Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görevli kadın subay ve astsubaylar, askeri öğrenciler istedikleri takdirde başörtüsü takabilecek. Ancak toplu sözleşmede imza altına alınan ve belli bir tarihe kadar çalışmaların sonlandırılması gereken konularla KPDK gündemine getirilerek üzerinde değerlendirme yapılan konuların bir bölümü hâlâ çözüme kavuşturulmamıştır. Bu konular çözüldüğünde kamu personel sisteminin işleyişine katkıyı sağlayacak tekliflerimizin kazanıma dönüşmesi halinde hizmetin kalitesini ve bugünlerde en çok ihtiyaç duyulan kamu görevlilerinin motivasyonunu artıracaktır. Bu çerçevede; 4/B, 4/C kapsamında istihdam edilen kamu görevlilerinin kadro beklentisi ve bizim buna ilişkin tekliflerimiz hâlâ karşılanmış değil. Bu statülerde görev yapan arkadaşlarımız, kariyer ve liyakat zemininde kamu personel sistemi içerisinde daha üst görevlere yükselmelerine imkân sağlayan, yer değiştirme fırsatlarından yararlanmalarını sağlayan kadro ile memur sıfatı ile tanışmayı hak ediyorlar. Bu çerçevede, kamu personel sisteminde mevcut sözleşmeli ve geçici personelin tamamının kadroyla ilişkilendirilmesi, kamu görevlileriyle aynı işleri gören kamu işçilerinin de kadroya geçirilmesi yönündeki yasal düzenlemenin bizim de yer alacağımız bir çalışma grubu tarafından hazırlanması ve yürürlüğe konulması son derece önemlidir” şeklinde konuştu.

 

Fiili hizmet zammı kapsamının genişletilmesi

Fiili hizmet zammı (yıpranma tazminatı) kapsamında yer alması sağlanacak kamu görevlilerinin belirlenmesi ve bunlara ilişkin sürelerin tespiti amacıyla komisyonun çalışmaları bir an önce sonuçlandırılmalı, kamu görevlilerinin fiili hizmet zammı konusundaki beklentilerini karşılayacak düzenleme öneri ve tekliflerimiz doğrultusunda bir an önce hayata geçirilmelidir.

 

Refakat izni

Refakat izninin kullanılmasına yönelik sorunların giderilmesi için birçok tarafın katıldığı Devlet Personel Başkanlığı’nda gerçekleştirilen çalışmalar göz önüne alınarak sorun ilgili bakanlıklarca ivedi olarak sonuçlandırılmalı, kanun değişikliği söz konusu ise yapılan çalışmalar Başbakanlığa sunulmalıdır.

 

İşçilikte geçen sürelerin memuriyette değerlendirilmesi

İşçilikte geçen sürelerin memuriyette değerlendirilmesi konusunda çalışmalar yılı sona ermeden sonuçlandırılmalıdır.

 

Kamu görevlilerinin kadro ve derecelerindeki sınırın kaldırılması

Kamu görevlilerinin en üst kadro ve derecelere ulaşabilmelerinin sağlanması noktasında bir kanun değişikliğine gerek olmadan 657 sayılı Kanun’un verdiği cevazla toplu sözleşme hükmünün gereğinin ivedi olarak yerine getirilmeli, bu konuda Devlet Personel Başkanlığı nezdinde yapılan toplantılar gereği kamu görevlilerinin yükselebilecekleri derece itibarıyla sınırlama öngören hüküm, uygulama ve yönetsel iş ve işlemler yürürlükten kaldırılmalıdır.

 

Eğitim-öğretim ve bilim hizmet kolu özelinde kurulun gündemine taşıdığımız konular şunlardır

 

-Öğretmenlerin ek göstergelerinin artırılması

Eğitim-öğretim hizmetleri sınıfında öğretmen kadrolarında bulunanların mevcut ek gösterge oranları 600 puan artırılmalıdır.

 

-Geçici personelin (4/C’li) ek ödeme sorunu

Toplu sözleşmeden önce mahkeme kararı gereği en az 550 TL ödenen ek ödemeler, toplu sözleşme gerekçe gösterilerek 150 TL olarak ödenmekte; bu suretle kesinleşmiş mahkeme kararlarına bağlı kazanılmış hakları ihlal edilmektedir.

 

-Öğretim yılına hazırlık ödeneği

657 sayılı Kanun’un ek 32. maddesine göre ödenmekte olan öğretim yılına hazırlık ödeneği, öğretmenlerle birlikte eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde emek sarf eden öğretmen haricindeki kadrolarda görevli diğer Bakanlık personeline de verilmelidir.

 

-Eğitim kurumu yöneticilerinin yönetim görevi karşılığı ek ders ücreti

Nöbet tutulan eğitim kurumlarının müdür ve müdür başyardımcılarının yönetim görevi karşılığı ek ders ücretlerinde, görevli oldukları eğitim kurumunda nöbet tutan öğretmenlere ödenen miktarın altında olmamak üzere artış yapılmalıdır.

 

-Üniversitelerde çalışan 657 sayılı Kanun’a tabi personele yükseköğretim tazminatı ve geliştirme ödeneği ödenmesi

2914 sayılı Kanun’un 14. maddesi kapsamında ödenmekte olan geliştirme ödeneği ile ek 3. maddesi kapsamında ödenmekte olan yükseköğretim tazminatı, söz konusu kanun maddesi hükümleri doğrultusunda ve bu hükümlere göre belirlenmiş usul ve esaslara göre üniversiteler ve bağlı birimlerinde 657 sayılı Kanun’a tabi çalışan personele de, öğretim görevlilerine verilen oranda ödenmelidir.

 

-Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü koruma ve güvenlik görevlilerinin kadro değişikliği

22.7.1981 tarihli ve 2495 sayılı (mülga) Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanuna göre Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü koruma ve güvenlik görevlisi kadrolarına alınmış ve halen kurumda çalışan personelden, lisans mezunu olanlar yurt yönetim memurluğu kadrolarına, diğerleri ise memur kadrolarına atanmalıdır.

 

-Kurs merkezlerinin bulunduğu eğitim kurumlarında görevli yöneticilerine ilave ek ders ücreti ödenmesi

Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında cumartesi ve pazar günleri ile yarıyıl ve yaz tatillerinde ve diğer günlerde saat 18.00’dan sonra yüz yüze eğitim yapılan veya yüz yüze eğitim kapsamında kurs düzenlenen eğitim kurumları ile açık öğretim öğrencilerinin cumartesi ve pazar günlerinde yüz yüze eğitim kapsamında eğitim gördükleri örgün eğitim kurumlarında görevli yöneticilere, haftada 2 saat ilave ek ders ücreti ödenmelidir.

 

-Üniversitelerde görevli 657 sayılı Kanun’a tabi personelin döner sermaye ödemeleri

Bünyesinde ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu ile atölye ve laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları; ulusal düzeyde açık ve uzaktan öğretim yapan yükseköğretim kurumları ile düzenli döner sermaye geliri olan yükseköğretim kurumlarında üretilen mal ve hizmetlerden elde edilen döner sermaye gelirlerine katkısı olan 657 sayılı Kanun’a tabi olarak istihdam edilen personele, 2547 sayılı Kanun’un 58. maddesinde öngörülen ek ödeme matrahının yüzde 100’ü oranında döner sermaye katkı payı ödenmelidir.

 

-Kalkınmada öncelikli bölgelerde çalışan öğretmenlere ek tazminat

Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfına dâhil kadrolarda bulunanlardan 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli (IV) sayılı Cetvelde yer alan kalkınmada öncelikli yörelere sürekli görevle atananlara bu yörelerde fiilen çalıştıkları sürece ek gösterge dâhil en yüksek devlet memuru aylığının; 1. bölgede görev yapanlara yüzde 10’u; 2. bölgede görev yapanlara yüzde 30’u; 3. bölgede görev yapanlara yüzde 40’ı; 4. bölgede görev yapanlara yüzde 50’si; 5. bölgede görev yapanlara yüzde 60’ı; 6. bölgede görev yapanlara yüzde 75’i; 7. bölgede görev yapanlara yüzde 90’ı oranında ek tazminat ödenmelidir.

Yukarıda yer alanlara ilaveten Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfına dâhil kadrolarda bulunanlardan en yakın il ve ilçe merkezine uzaklığı en az 10 km olan köy ve diğer yerleşim birimlerine sürekli görevle atananlardan 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli (IV) sayılı Cetvelde gösterilen il ve ilçelere bağlı köy ve diğer yerleşim birimlerinde fiilen görev yapanlara ek gösterge dâhil en yüksek devlet memuru aylığının yüzde 25’i, diğer il ve ilçelere bağlı köy ve diğer yerleşim birimlerinde fiilen görev yapanlara ise ek gösterge dâhil en yüksek devlet memuru aylığının yüzde 15’i oranında ek tazminat ayrıca ödenmelidir.

 

-Aylık karşılığı ders görevinin yapılmış sayılacağı haller

Öğretmenlerin, aylık karşılığı ders görevi ile ek ders karşılığı ders görevi ayrı ayrı belirlenmeli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun ile belirlenen genel tatil günlerine denk gelen aylık karşılığı ders görevi yapılmış sayılmalıdır.

 

-Doçentlik sınav uygulamasının yeniden düzenlenmesi

Doçentlik sözlü sınavı ve doçentlik sınavı başvuru şartlarında objektif olmayan düzenlemeler kaldırılmalıdır.

 

-Üniversite genel sekreter yardımcılarının ek göstergeleri

Üniversite genel sekreter yardımcılarının 657 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında ek göstergeleri 3600 olarak uygulanmalıdır.

 

-Üniversite sekreterlerinin ek göstergeleri

Üniversitelerde fakülte sekreteri, enstitü sekreteri ve yüksekokul sekreteri kadrolarında görev yapanların ek gösterge rakamları 600 puan artırılmalıdır.

 

-Araştırma görevlilerinin derece sorunu

Araştırma görevlilerinin, 2914 sayılı Kanun’un 7. maddesinde usul ve esaslar çerçevesinde birinci dereceye kadar yükselebilmeleri sağlanmalı; ilgili maddede belirtilen derece yükseltilmesi şartlarını taşıyan mevcut araştırma görevlilerinin dereceleri ilgili madde çerçevesinde geçmişe dönük olarak yükseltilmelidir.

 

-Aylık karşılığı ders yükünün branş ayrımı gözetilmeyerek eşitlenmesi

Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın 5. maddesinin birinci fıkrası kapsamında, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli, okul öncesi ve sınıf öğretmenleri ile atölye ve laboratuvar öğretmenleri, branş öğretmenleri gibi haftada aylık karşılığı 15 saat ders okutmakla yükümlü tutulmalıdır.

 

-İşçilikte geçirilen sürelerin intibakta değerlendirilmesi

Sözleşmeli personel iken memur kadrolarına geçirilen kamu görevlilerinin, memur kadrolarına atanmadan evvel 657 sayılı Kanun’un 4/C ve 4/D maddelerine veya 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak 5018 sayılı Kanun’a ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde sayılan kurumlar bünyesinde geçirdikleri süreler intibakta değerlendirilmelidir.

 

-Kademe ve derece ilavesine 657 sayılı Kanun’un 36. maddesinde düzenleme gereği

657 sayılı Kanun’un 36. maddesinin A/2 ve A/4 maddelerindeki okul türleri/adları güncel duruma uygun hale getirilmelidir (genişletilmelidir).

 

-Eğitim çalışanlarına fiili hizmet zammı verilmesi

Öğretmenlik başta olmak üzere, eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülmesi için emek sarf eden meslek grupları, yüksek performans gerektiren işler yürütmeleri ve öğretim faaliyetinin yıpratıcı olması göz önüne alınarak eğitim çalışanlarına fiili hizmet zammı verilmelidir.

eğitim bir sen

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika
Ücretsiz Wordpress Temaları
ücretsiz pornohd pornobedava porno izle ifşa porno izle

beylikdüzü escort bakırköy escort ataköy escort taksim escort şişli escort mecidiyeköy escort gebze escort pendik escort hilbet deneme bonusu bedava bahis türbanlı porno istanbul escort